+A A-

Çocuklarda ve Yetişkinlerde Bahar Alerjisinde Beslenme

Kimilerimiz için bahar mutluluk, canlılık ve tazelik iken kimilerimiz için de alerji, baş ağrısı ve kaşıntıların peşinde getirdiği yorgunluk oluyor. Bahar mevsimiyle çeşitli otların türemesi, çiçeklerin açması, uçuşan polenler alerjik bünyeye sahip bireylerde hayat kalitesini düşürerek günlük yaşantılarını olumsuz yönde etkiliyor.


Artan hava kirliliği ve her geçen yıl giderek değişen mevsim şartları alerjik bireyler üzerinde istenmeyen etkiler yaratıyor. Bu etkileri minimum seviyeye düşürmenin en önemli yollarından biri beslenmenizi düzenlemek oluyor. Alerjisi olanlar çok ufak farklılıklarla bu dönemi rahat atlatabilmeniz mümkün.

Besin Alerjileri

Sıkça tükettiğimiz bazı besinler yılın her mevsimi alerjiktir aslında. Bu besinlerin başında arpa, buğday, çavdar, soya, glüten, fındık, susam gibi yiyecekler ve bunları içeren gıdalar gelmektedir. Bahar mevsiminde bunlara olan alerjilerimiz daha da artabilir. Artan alerjiniz karşısında aldığınız yiyeceklerin içeriğini kontrol etmeli ve bu besinlerin tüketimini minimuma indirmelisiniz.

Besin Etiketlerini Okuma Alışkanlığı Kazanın ve İşlenmiş Gıdalardan Uzak Durun

Artan sanayileşmeye bağlı olarak evimize çok fazla paketli ürün alıyor ve bu ürünleri oldukça da tüketiyoruz. Üzgünüm ki işlenmiş bu ürünler çoğumuzun fark edemediği ve bizi fazlasıyla etkileyen bir sürü kimyasal katkı maddeleri içermektedirler. Ve bu katkı maddeleri vücudumuzda olumsuz reaksiyonlara neden olarak bizi hasta etmektedir.

Yukarı da belirttiğimiz gibi alerjen maddeleri içeren paketli ürünlerden uzak kalmanın yanı sıra işlenmiş gıdaları almamaya ve tüketmemeye özen göstermelisiniz. Kimyasal maddeleri içeren ürün tüketiminiz azaldıkça bağışıklık sisteminiz güçlenecektir.

Bağışıklık Sisteminizi Güçlendirin

Bağışıklık sisteminizi güçlendirirseniz alerjiler ile savaşmak daha kolay olacaktır. Bunu güçlendirmenin en temel yolu bu sisteme zarar veren besinlerden uzak durmak ve fayda sağlayan besinleri maksimum düzeyde beslenmemize eklemektir. Antioksidan alımı bağışıklık sisteminizi güçlendirir. Meyve ve sebzeler antioksidanın en iyi deposudur.

Bağışıklığı Güçlendiren Besinler Arasında

Ananas Tüketin! Su oranı yüksek, iltihap önleyici ve sökücü,  C vitamininden zengin, kan sulandırıcı ve antioksidan özelliği yüksek bir meyvedir. Her gün tüketebilirsiniz.

C Vitamininden Zengin Kaynakları Tercih Edin! Çilek, portakal, limon, greyfurt, ananas, yaban mersini, maydanoz, ıspanak, brokoli, yeşilbiber mükemmel c vitamini kaynaklarıdır.

Omega 3’ü Hayatınızdan Eksik Etmeyin! Omega-3 iltihap sökücü görevini üstlenmiş, kalp ve beyne en faydalı yağ asitlerindendir. Balık tüketiminin yanı sıra keten tohumu, ceviz, kabak tüketerek de omega-3 alımınızı arttırabilirsiniz. Omega-3 yüzünüz ve cildinizdeki alerji problemlerini de giderecektir.

Yemeklerinize Sarımsak veya Zerdeçal İlave Edin! En önemli özellikleri kanser önleyici olmalarıdır. Bağışıklık sistemini desteklerler, kan şekerini düzenler ve kalp sağlığını korumada birebirdir.

Selenyum Öğünlerinizde Yer Alsın! Selenyum iyi bir antioksidan ve iltihap çözücüdür. Anti kanserdir. Deri, saç ve tırnaklarınızın da güçlenmesine yardımcıdır. Ispanak, mantar, keten tohumu, yumurta selenyumdan zengin besinlerdir.

Sağlıklı Yağları Tüketin! E vitamini bakımından zengin besinleri tüketmek bağışıklık sistemini güçlendirir, cilt tahrişlerini önler ve eklem ağrılarını giderir. E vitamininden zengin kaynaklar arasında; avokado, fındık, ceviz, badem, fıstık, çekirdek, hindistan cevizi yer almaktadır.

Su İçmeyi İhmal Etmeyin, Kafein İçeren Yiyecek ve İçeceklerin Tüketimini Azaltın

Vücudun yarısından fazlası su olduğuna göre su içmeyi unutanlar, sevmeyenler, bir günü 1 bardak su ile kapatanlar kendinize verdiğiniz zararı bir düşünün. Ağırlığınıza göre erkekler kg başı 35 ml, kadınlar 30 ml su tüketmelidirler.

Su içmediğiniz zaman vücudunuz adeta bir toksin deposuna döner ve ödem dediğiniz durumlar meydana gelir, metabolizmanız yavaşlar, bağışıklık sisteminiz hasar görür. Bir de suyun yerini çay kahve ile doldurduğunuzu sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz.

Aşırı kafein tüketimi vücutta su eksikliğine, kas yorgunluğuna, sinirliliğe ve bağışıklık sisteminde olumsuzluklara neden olacaktır. Kafein içeren çay, kahve, çikolata, kola gibi yiyecek ve içeceklerin tüketimini sınırlandırmalısınız. Günde 400 mg kafein tüketimini aşmayınız.

1 fincan Türk kahvesi 50-60 mg

1 fincan filtre kahve 150-200 mg

1 çay bardağı çay 25 mg

Enerji içecekler 150-250 mg

50 gr çikolata 10-30 mg

1 kutu kola 45-50 mg arasında kafein içermektedir.

Egzersiz Yapın Fakat Yaptığınız Saate Dikkat Edin

Kapalı ortamlarda spor yapmak yerine açık hava da yapmayı tercih edin. Fakat sabah 09:00 öğleden sonra 15:00 saatlerinde polenler yoğunlaşmaktadır. O yüzden bu saatlere dikkat edin. Çok sıcak havalarda yürüyüş yapmayın. Yağmurdan sonra yapılan yürüyüşlerde daha sağlıklı olacaktır.

Son Güncelleme: 12.04.2018 Medicana